11 Kasım 2010 Perşembe

Rotasyona Devam!


              Ziraat  Türkiye  Kupası’nda  oynanan  Gaziantep  Büyükşehir Belediyespor  Beşiktaş  maçı,  ev sahibinin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. 


              Hepimizin  sokakta en az bir kez  futbol oynamışlığı vardır. Lider ruhlu bir arkadaş, ortaya gelir ve takımı kurar. Oynayacak oyuncuların yerini, fiziki özellikleri belirler. Kilolular genellikle kaleye geçer. Hızlı, çevik oyuncular forvet… Teknik yönden zayıf olanlar ise, kendilerine defansta yer bulur.
            Beşiktaş'ın görüntüsü de aynen bu duruma örnek gibi. Birbirinden kopuk 11 adam. Büyük! Teknik direktör Schuster’in her zamanki değişik kadrosu takımı bu görüntüye sokuyor. Takımdaki kimse yanındaki oyuncunun ne yapacağını bilmiyor. Takımda bir sistem, düzen, plan yok. Defanstan top çıkarmak isteyen oyuncu yardım alamıyor bu durum, rekor seviyede top kayıplarını beraberinde geliyor. Kaptırılan her topta ağır fatura olarak Beşiktaş kalesine kesiliyor.

Beşiktaş, futbol yorumcuları için bir hazine .

              Bazı takımlar vardır. Eleştiremezsiniz. Farklı bir şey yazmak istersiniz yazamazsınız. Her şey mükemmeldir. Ya da takımda fazla eleştirecek bir nokta yoktur. Ama Beşiktaş, öyle mi? Adeta ‘nerem doğru ki?’ diye bas bas bağırıyor.Her oyuncuya bir bölüm ayırsak, en az bir sayfa eleştiri yazabiliriz.Takımda düzgün diyebilecek tek oyuncu bulamıyoruz. Bunda tabi ki sadece futbolcuların suçu yok. Onların da eli mahkum sahaya çıkınca ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Ama kafalarında şu var. ‘Acaba gelecek maç oynayabilecek miyim?’ Durum böyle olunca, kimse istekli oynamıyor. Oynamak istese de arkadaşını tanımadığı için bir şey yapamıyor.

Taş gibi takım Gaziantep Büyükşehir Belediyespor

           Beşiktaş önüne 4 as futbolcusundan eksik çıkan Gaziantep ekibi, futbolun gerektirdiği her şeyi yaptı. Kaptığı topları ayağa oynayarak Beşiktaş’ı yordu. 25. Dakikada gelen golle kendilerine güvenleri geldi. Beşiktaş’ın golünün gelmemesi dirençlerini arttırdı. Hadlerini bilerek oynadılar. İmkan buldukça da defans arkasına attıkları toplarla 2. golü aradılar. Golü bulamadılar ama maçı 1-0 kazanmayı bildiler.Sonuç olarak herkesin yanlış bir şekilde kullandığı’rotasyon’ kelimesi Fransızca kökenli bir sözcüktür ve ‘yer değiştirme ‘ anlamı taşır. Ama Bay Schuster’in takımında kimsenin yeri belli olmadığından ya da garanti olmadığından bu kelime tam oturmamış gibi geliyor. Zira Schuster , rotasyon yapmaya değil kendini kovdurmaya çalışıyor. 


Göze çarpanlar:
Ersan: Her geçen gün takıma ısınıyor. Defansta güven veriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder