20 Aralık 2010 Pazartesi

Tatsız tuzsuz


             Beşiktaş,cezası nedeniyle Antalya Mardan stadı'nda  karşılaştığı  Gaziantepspor  ile 1-1 berabere kaldı.

 
             Şimdiye kadar 48 kez  karşılaştığı Gaziantepspor’u 24 kez yenen Beşiktaş yine aynı parolayla maça başladı. Takım o kadar eksikti ki sakatlarla bir takım kurulsa şampiyonluğa oynayacak bir ekip olabilirdi.Artık Beşiktaş’ı çözen rakip teknik direktörler,Q7’nin olduğu kulvarı 2 kişiyle savundular. Durum böyle olunca Schuster , Q7’yi serbest oynatmaya başladı  ama bu sefer de değişen bir şey olmadı. İki takımda koca ilk yarı tek pozisyon bulamadı. Allah’tan maç Antalya’da oynanıyordu. Zira kalecilerin hasta olmaması içten bile değildi.
            Gaziantepspor ise “kontrollü oynayayım olur da bir gol atarsam süper olur” havasındaydı. Ayağa paslarla Julio Cesar’ı kaçırmaya çalıştılar ama çoğu pozisyonda ya bu oyuncu ofsaytta takıldı ya da bencillik yapıp pozisyonları harcadı. Olcay’ın etkili futboluyla Beşiktaş’ı oldukça hırpalayan Antep ekibi ileride poziyon bulmakta zorluk yaşadı. Defans bloğu ileri çıkmayarak olası Q7 tehlikesine karşı önlem aldı. Hal böyle olunca da oyun tıkandı.
          Sezon başında kime sorsanız kaleci sorunu yaşamayacak tek takımın Beşiktaş olduğunu söylerdi. Ama şu an en problemli takım desek yanlış olmaz. Rüştü’nün futbol hayatının bittiği söyleniyor. Hakan kayıplarda. Cenk ise istikrar yönünden sorun yaşıyor. Bu maçta dürttüğü ! top asist oldu. Olcay’da geri çevirmeyerek takımını öne geçirdi. “Ben kurtardım arkadaş gerisi defansın işi” deyip kurtuldu işin içinden bir anlamda Cenk.
           Beşiktaş  5 dakika sonra genç Ali’nin golüyle beraberliği yakaladı.Bu dakikadan sonra baskısını iyice arttıran siyah-beyazlı ekip,  öne geçecek poziyonlar da buldu. Hilbert, Fink,Tabata,Q7 öyle goller kaçırdılar ki taraftar olsaydı işleri hiçte kolay olmazdı. İlerleyen dakikalarda da gol sesi çıkmayınca iki takımda el ele tatile çıktı…

Göze çarpanlar: 


Q7: Hala sakatlığının etkisinde. Pozisyonlara korkarak giriyor. 

Olcay: Takımını bir maestro gibi yönetti. Güzel futbolunu güzel bir golle süsledi.

Tabata: Adeta "beni gönderin" diye bas bas bağırıyor.

Cenk: Kalede güven vermiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder