5 Temmuz 2012 Perşembe

EgeMEN ETMEDEN ÖNCE...

www.facebook.com
Biliyorum. Hepimiz ,bir tartışma içerisindeyiz. Bazıları, “Takımını sattı. İşi, gücü para. Trabzonspor’dan da bunun yüzünden ayrıldı” diyor. Bazıları ise, “Kardeşim adam profesyonel. Parasını vermezsen elbette gidecek” diyor. Yani insanlar her şeyde olduğu gibi Egemen konusunda da bir anlaşmazlık yaşıyor. Ben olaya hem duygusal hem de ‘profesyonel’ anlamda bakıyorum.

           Duygusal anlamda bakıyorum çünkü; konuştuğumuz adam ‘Dünya yıldızı’ diye lanse edilen adamlardan (bilmem söylemeye gerek var mı?) daha fazla maçta oynamış. Oynamak önemli değil. Kağıt üzerinde Simao’da oynadı ilk sezonunda. Ama ne oynadı biz Türkçesini biliyoruz ama Portekizcesini kavrayamadık. Bu adam oynarken (daha 1.sezonu) yüreğiyle oynadı, 40 yıldır Beşiktaş’taymış gibi oynadı. Bunları yaparken de minimum seviyede kart gördü. Karşılığını almadı mı? Fazlasıyla aldı. Bursaspor’la oynanan lig mücadelesinde taraftarın stattan çıkmayıp, 40 dakika Egemen’i soyunma odasından sahaya 3’lük çektirmek için çağırması bunun en güzel örneği diye düşünüyorum. Ya da ilk sezonunda takıma kaptanlık yapması da bir başka örnektir. Çarşı grubunun ve diğer taraftarın Gladyatörünün ayrılması, herkes gibi beni de üzdü, isyan ettirdi.

                       Profesyonel anlamda bakıyorum çünkü; Beşiktaş’ın mali sıkıntılarının olduğu bu durumda kendimi Egemen’in yerine koyuyorum. Egemen, 30 yaşında. Yani artık maalesef ülkemizde bu yaş futbol için ileri bir yaş. Egemen artık kazanabileceklerine ve başarılara bakıyor. Kimse ‘3’ün 5’in hesabını yapmasın’ demesin. Sorarım size. Hanginiz maaşınız yatmayınca tepki göstermiyorsunuz? Bu durumun ondan ne farkı var? Adam 50 maç oynamış, bütün fedakarlığı göstermiş, hakkı olduğu bir konu üzerinden hareket edince suçlu olmakla, ‘hain’ olmakla suçlanıyor. ‘Beşiktaş’ın çocuğu’ (bu söz de maalesef anlamını yitirdi) bir anda başka kimsenin çocuğu oluyor.


                  Sonuç olarak bence Türkiye’nin en sağlam, en akıllı defanslarından biri olan Egemen Beşiktaş’ın ezeli rakiplerinden Fenerbahçe’ye gidiyor. Adeta Aziz Yıldırım’a tahliye hediyesi oluyor. Olan da her zamanki gibi Beşiktaş taraftarına ve sevgisine oluyor. Bu durumu yaratan Yıldırım Demirören de Türk Futbolu’nu kurtarmaya çalışıyor. Yazık…

1 yorum: