“Bu sıcakta maç yapılır mı, sporcuların sağlığı tehlikede”
diye gereksiz tartışmaların yaşanmaması için Erzurum’da yapılan Süper Kupa
karşılaşması sarı kırmızılı ekibin galibiyetiyle sonuçlandı.
Fatih Terim dersine iyi çalışmış. Gökhan Gönül’ün yokluğunda
ilk 15 dakika neredeyse Galatasaray’ın bütün atakları onun bölgesinden geldi. Emre Çolak’ın müthiş
tekniğiyle getirdiği topları Orhan Şam, “belki bir şeyler öğrenirim” tarzında
izledi. Bekir’in de acemice yaptığı hatalarla Galatasaray ilk yarım saatte
farkı yakalama şansını elde etti ama Elmander gününde değildi. Galatasaray,
önde basarak Fenerbahçe’nin uzun top oynamasını sağladı ve istediğini de elde
etti. Bütün dönen toplar Galatasaray atağı olarak geri döndü. Hal böyle olunca
Muslera da herhalde” bir Palandöken’e çıkıp geliyorum” dese herhalde takım
arkadaşları itiraz etmezdi. Zaten Fenerbahçe’nin ilk şutunun gol olması da bunu
kanıtlıyordu. Galatasaray’ın oyun kurgusu yavaş yavaş oturuyor. Defans sağlam. Dönüşümlü olarak, Emre, Engin, Selçuk
defanstan topu çıkararak oyun kuruyor. Orta alanda Hamit gerçekten formsuz. Dün
de gezinerek bunu kanıtladı. İleride ciddi bir forma yarışı bizi bekliyor,
Umut, Burak formda ama aynı tipte oyuncular. Bunlardan biri Elmander’in yanında
olacak ama hangisi?
Fenerbahçe’de ise sorunlar devam ediyor. Defansta büyük
problemleri var. Egemen Bekir’in hatalarını düzeltmekten kendi oyununu
oynayamıyor. Defanstan topu çıkaracak adamlardan Mehmet Topal formsuz (neden
Selçuk tercih edilmez, bir türlü anlamam) Cristian ise canı istediği zaman
geldiğinden bütün yük Alex’ biniyor. Hal böyle olunca da Fenerbahçe’nin gol
atması duran toplarla ya da karambollerle olabiliyor. Dünkü maçta atılan
gollere bakılırsa da ne demek istediğim kolayca anlaşılabilir. Kuyt’a ayrı bir yer açmak istiyorum. Gerçekten
uzun zamandır Fenerbahçe’de gibi. Hırslı, teknik, arkası dönük oynayabiliyor.
Bir forvette olması gereken bütün özelliklere sahip. Son iki maçta gördüğümüz
kadarıyla iyi bir transfer olarak göze çarpıyor.
Sonuç olarak, iki ezeli rakibin mücadelesi kaçan goller,
serumla gelen oyuncu, hatalı kararlar, hakemin yakasına yapışan futbolcu,
sahaya atılan meşalelerle daha çok
konuşulacağa benziyor. Bize de liglerin bir an önce başlamasını beklemek
düşüyor.


Liglerin başlamasına gerek yok şampiyon belli :)
YanıtlaSil