Maça hızlı başlayan Beşiktaş oyunu kısa sürede kontrol
altına aldı. Bülent Uygun’lu Gaziantepspor ise 2004 Yunanistan’ını
hatırlarcasına oyuna başladı. “Biz beraberliğe razı olalım, olur da Cenk atarsa
Eylül’e 3 puanla gireriz" düşüncesindeydi. Ama Beşiktaş artık kapanan ekiplere
karşı da taktiğini belirlemiş. Ver-kaçlarla ortadan gelmeye çalışıyorlar,
olmazsa topu kanatlara yayıyorlar. Bu sezonda kadrosu buna müsait olunca bu
taktiği kolayca gerçekleştiriyorlar. Gökhan Töre, Olcay, Oğuzhan, Fernandes
gibi teknik kapasitesi yüksek oyuncularla topu ileride tutuyorlar. Topu
kaybetmediklerinde de her atakta tehlike yaratabiliyorlar.
Gaziantepspor ise, golü kalelerinde görene kadar hiçbir
varlık gösteremedi. Orta sahayı kalabalık tuttu ama kazandığı topları olumlu
kullanamadı. Topu kanatlara da yayamadıklarından pozisyon bulamadılar. Öyle ki
bu maçta sol bek oynayan Atiba, neredeyse hiç yorulmadı.
Bılıc’in bu maçta tek hatası Oğuzhandı. 90 dakika sadece
yanındaki kişiye pas vermekten başka hiçbir şey yapmayan Oğuzhan’a oyun bitene
kadar dayandı. Oğuzhan acilen kendine gelmeli ve formanın ne kadar önemli
olduğunu anlamalı. Pası herkes yapıyor ama Oğuzhan gibi yeteneğe sahip bir
oyuncunun kendine güvenip dikine gitmesi, oyuncu eksiltmesi gerekiyor. Sonradan
oyuna giren Muhammed’in kendine güveni ve hep ileri düşünmesi buna bir örnek.
Sonuç olarak Beşiktaş, güzel bir oyunla 3’te 3 yaptı.
Taraftarını da CAS’madan bir maç seyrettirdi.
Göze Batanlar:
Atiba Hutchinson: "Ne iş olsa yaparım" adamı resmen. Sol bek oynadı ama hiç sırıtmadı.
Gökhan Töre: Her geçen gün kendine hayran bırakıyor.
Ali Palabıyık: Maçın hakemi ilk defa büyüklerden bir maç yönetmesine rağmen çok başarılıydı. Küçük hataları dışında kusursuz bir maç yönetti.

.jpg)





