26 Ağustos 2013 Pazartesi

Fernandes'li Geceler


          PTT 1. Lig Şampiyonu Kayseri-Erciyesspor – Beşiktaş maçı, siyah beyazlı ekibin 4-2 kazanmasıyla sonuçlandı.

            Bir hayli hızlı başlayan karşılaşmada ilk 20 dakika Kayseri ekibin oyun üstünlüğüyle devam etti. Fuat Çapa Amerika’yı yeniden keşfetmedi. Fernandes’i kitleyerek kazandığı topları kanatlara yaydı. Beşiktaş’ın en sorunlu bölgesi olan kanatlar da Kayseri ekibine ‘gel’ deyince de tehlikeler yaşanmaya başladı.

                      Yasin öztekin’in gayretiyle tartışmalı penaltı kazanan Kayseri Erciyesspor skor üstünlüğünü de ele geçirince Beşiktaş kendine gelmeye başladı. Orta sahayı maç başladığından bu yana ele geçiremeyen Siyah Beyazlı ekip, Fernandes’in sazı eline almasıyla bu sorunu çözdü. Ona Gökhan Töre’de eşlik edince Atiba’da coştu. Beraberliği de kısa sürede bulan Beşiktaş orta sahada top yaparak kontrolü ele aldı ama defans orta sahaya ihanet etti. Futbola yeni başlayanlara bile söylenen “topu mümkün olduğunca ceza sahasından uzak tutun” sözünden bihaber olan Ersan, Kayseri ekibine müthiş bir asist yaptı. Bu defans kurgusuyla Beşiktaş, gol yeme sorunu hep yaşayacak gibi duruyor. Escude, “canlı bombayım” diye bas bas bağırıyor. Biz de “Franco ile İbrahim ne yapıyor?” diye televizyon başında bağırıyoruz.

                          Kayseri ekibi maçın ilk 20 dakikası dışında pek varlık gösteremedi. Takımın yeni kurulması bunda önemli rol oynadı. Ama ileri uçtaki Yasin Öztekin, resmen “ben futbolcuyum” diye bas bas bağırdı. Onun dışında zamana ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Fuat Çapa gibi bir Teknik Direktöre sahip olan Kayseri ekibinin ilerleyen haftalarda galibiyetlerle tanışacağına inanıyorum.


                          Yenik durumdan 4-2 gibi bir skora ulaşan Beşiktaş’ta defans ve forvet sorunu devam ediyor. Forvetsiz 4 gol atmaları da bir ilginç ayrıntı. Resmen Almeida yürüyerek maç bitirdi, Olcay da gününde olmayınca Fernandes’in 1 gol 1 asistiyle siyah beyazlı ekip İstanbul’a  galibiyetle döndü.

Göze Çarpanlar:

Yasin Öztekin: Maçın yıldızlarındandı. Her aldığı topu, olumlu kullandı.


Manuel Fernandes: Ne kadar büyük bir yetenek olduğunu söylememize gerek yok. 1 gol 1 asistle maçı bitirdi.

18 Ağustos 2013 Pazar

Gurbette uçan Kartal


       Gurbetçi statüsünde Olimpiyat Stadı’nda ilk maçına çıkan Beşiktaş, Trabzonspor’u 2-0 yendi.

        Taraftarının da etkisiyle maça hızlı başlayan Beşiktaş, oyunu kısa sürede Trabzonspor’un sahasına yığdı. Aldığı her topu Fernandes’le buluşturdu. Fernandes’de Atiba’yla resmen “abi geçen sene neredeydin, ne çektim ben Veli’den” der gibi anlaştı. Orta sahayı kalabalık tutup rakibine fırsat vermeyen Beşiktaş buna rağmen pozisyon bulmakta zorluk çekti. Merkezden kaleye gitmeye çalışmaları topu kanatlara indirememeleri bordo mavili ekibin işini kolaylaştırdı. Mustafa’da ileride topu tutamayınca Dentinho ve Olcay’da etkisiz kaldı. Gerçi kanatlarda da Serdar ve Ersan gibi oyunculara sahip olan siyah beyazlı ekibin kanatlardan gelmesi de şaşırtıcı olurdu.

                      Trabzonspor ise, “ben 1 puanı alayım izninizi isteyeyim” tarzı oyun benimsemişti. Artık ‘çağdaş futbol’anlayışında bu düşüncenin raflara kalktığı şu zamanlarda bu oyunu benimsemeleri yenilmelerine neden oldu. 1-2 pozisyon dışında tehlike yaratamadılar. Birbirlerinden kopuk hareket ettiler. Kendi oyunlarını oynamada sıkıntı yaşadılar. Hal böyle olunca da gol atmaları duran toplarla olabilirdi o da olmadı.

                      75. dakikaya kadar sessiz geçen maçta Olcay sazı eline aldı ve ilk golü atarak takımını hem öne geçirdi hem de silkeledi. İkinci golde de “Töre şu topu bir içeri at” diyerek de son noktayı koydu.


                     Gurbette sıla özlemi çekmeye başlayan Beşiktaş lige Trabzonspor galibiyetiyle süper bir başlangıç yaptı. Hazırlık maçlarındaki eleştirilere ise güzel bir cevap verdi. Trabzonspor ise, yabancı fazlalığı krizini hala yaşıyor. Aynı tipteki oyuncuların varlığı takımı olumsuz etkiliyor.

Göze çarpanlar:

Atiba Hutchinson: Uzun zamandan beri Beşiktaş’ta oynar gibi. Fernandes’le kaç kere ver –kaç yaptı sayamadım. Böyle devam ettiği takdirde taraftarın sevgilisi olur.

Olcay Şahan: İlk yarıda hiçbir yapamasa da ikinci yarı hem bir gol attı hem de ikincisini hazırladı.


Halis Özkahya: “Bana 4 yardımcı yetmez, bir tane daha verir misiniz?” der gibiydi. Sarı kart yorumları hatalıydı. Colman’ı ve Alanzinho’ya ikinci sarı kartı veremedi.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

2'de başlar 3'te biter

                    
        İsmi her ne kadar yeni olsa da ligin pek de yenisi olmayan Torku Konyaspor- Fenerbahçe maçı 3-2 gibi bol gollü bir sonuçla bitti.

         Fenerbahçe kendinden emin bir şekilde başladığı karşılaşmada kısa sürede oyunun kontrolünü ele geçirdi. Konyaspor ise, kaptığı toplarla hızlı çıkarak pozisyon bulmaya çalıştı. Bu çıkışları da başarılı bir şekilde gerçekleştiremedi, organize olamadı hazır olmadığının sinyallerini verdi. Klasik Anadolu takımı görüntüsü vererek daha şimdiden “düşecek galiba” dedirtti. Bazı takımlar defans yapamaz, zorlasalar da takım kadroları buna izin vermez. İkinci yarı da Uğur Tütüneker de bunun farkına vardı ve takımını ileri çıkararak kendisinin bile şaştığı skoru yakaladı.

                 İkinci yarı bambaşka bir Konyaspor vardı. Kaybedecek bir şeylerinin kalmadığının farkına geç de olsa varan Konya ekibi oyunu Fenerbahçe yarı sahasına yığdı. Her ne kadar enerjisini bazen penaltı yapmasına sebebiyet verse de Erdal Kılıçaslan takımını canlandırmada büyük rol oynadı. Ona Mbamba ‘da katılınca goller gelmeye başladı. Sağlı sollu ataklarla rakibini bunaltan Konyaspor ilk önce beraberliği yakaladı daha sonra da çıkarılması zor bir zamanda galibiyet golünü buldu.

                 “Maçı kazandık” havasına giren Fenerbahçe, ligin ilk haftasında şok bir yenilgi aldı. Bu sonucun yaşanmasın da teknik direktörler yine büyük rol oynadı. Uğur Hoca, takımını cesaretlendirerek galibiyeti yakalarken; Ersun Yanal, yanlış oyuncu değişikliğiyle hem takımının direncini hem de 3 puanını kırdı.

Göze Çarpanlar:

Mert Günok: Resmen Volkan’a göz dağı veriyor. 3 gol yemesine karşın kalesinde güven vermeye başladı ve gün geçtikçe de kendine güveni geliyor.
Joseph Yobo: Takımı kazanamadı ama maçın yıldız adayıydı. Özellikle birinci yarı hatasız oynadı ve bir de gol attı.

Erdal Kılıçaslan: Her ne kadar penaltıya sebebiyet verse de takımı için çok mücadele etti ve galibiyette büyük rol oynadı