Pazartesi Beşiktaş-Galatasaray derbisi var. İki ezeli
rakibin karşılaşacağı maçta iki takımda da durumlar karışık.
Beşiktaş Perşembe akşamı aldığı Sporting Lizbon mağlubiyetiyle büyük moral
bozukluğu yaşıyor. Avrupa kupalarından elenmek siyah beyazlı takımı oldukça
etkileyecek. Mağlubiyetinin yanı sıra bir de kaleci sorunu yaşıyor takım.
Lizbon mağlubiyetinin sorumlusu öyle ki; Tolga’ya kesilmiş durumda. Haksız da
değil siyah beyazlı taraftarlar. Öyle ki; her şey çok iyi giderken yapılan 2
büyük hata Avrupa kupasına ve büyük bir gelirin kaybına neden oldu. Ben Tolga
Zengin’in Cenk Gönen sendromuna yakalandığını düşünüyorum. Onun sorunu teknik
değil; MENTAL… İki kalecide de dikkat ederseniz istikrar yok. Bir maçları diğer
maçlarını tutmuyor. Çok duygusallar ve her hata sonrası maçtan kolayca
kopuyorlar. Bakmayın siz Cenk GÖNEN’in hatalı goller sonrası kendinden emin
görüntüsüne. İçinde fırtınalar kopuyor ve bir başka yediği hatalı golle bize
bunu kanıtlıyor. Tolga’da ise duygusallık hakim. Onda da kendine güven sorunu
var. Her geriye atılan pasta uzun vuruşu tercih etmesi, bu tezimizi
güçlendiriyor. Ayağa oynayarak atak başlatmayı tercih etmiyor. Yan toplara
çıkmayı tercih etmiyor; hata yapmaktan korkuyor.
Beşiktaş’ta aynı bölgelere birçok alternatif olması da
avantaj olduğu kadar dezavantaj. Öyle ki; takımda q7, Gökhan Töre sorunu
yaşanıyor. İkisi de istikrarsız ama yetenekli. Oyunun kaderini hemen
değiştirecek durumlara sahipler. Fakat ikisinin de defans özelliği yok. Kerim
Frei de de olmadığı gibi. Bu durum da en çok Olcay’a yarıyor. Her topu ezmesine
rağmen Şenol Güneş ondan vazgeçmiyor. Derbide de vazgeçmeyeceğini düşünüyorum.
Defansa gelip takıma yardım etmesi Güneş için çok önemli. Haksız da değil.
Askerlere de ihtiyaç oluyor.
Galatasaray’da durumlar ise biraz daha iyi. Avrupa kupasına
devam etmeleri moralleri yükseltti. Mustafa Denizli yavaş yavaş varlığını
hissettiriyor. Astana maçındaki Chedjou hamlesi bence oldukça akıllıcaydı.
Kendisi de yavaş yavaş oraya alışacaktır. Beşiktaş maçına da aynı şekilde
çıkacağını düşünüyorum. Ondan bir Melo yaratma peşinde. Çünkü Selçuk’un ofansif
gücünden yararlanmak istiyor. Arkayı da sağlama almak lazım tabii. Bu da
Chedjou’ya düşüyor. Derbide kilit adamın Sneijder olacağını düşünüyorum. “Maestro”nun
somut örneği olan sarı- kırmızılı oyuncu maçın kaderini belirler. Astana
maçında gördük ki; Mustafa Denizli kanatlara çok önem veriyor. Olcan ve Sabri
kanatları otobana çevirebilir. Beşiktaş da bunun mükemmel bir rakip. Sol bekte
ne yaptığı anlaşılmayan İsmail, Sabri ile nasıl bir mücadele yaşayacak
meraktayım. Solda ise Olcan, hızlılığını kullanırsa Beck’i geride bırakabilir
ve yaptığı ortalarla stopersiz Beşiktaş’ı avlayabilir. Derbide bir de gizli
golcü var. O da Podolski. 90 dakika kötü oynayıp bir anda oyunun skorunu
değiştirebilen oyuncu çok az ama Podolski bunlardan biri. Astana maçında vitesi
2’ye atması yetti. Beraberlik golü hemen geldi. Derbide de “kalecisiz” Beşiktaş’ta
çok iş yapacağını düşünüyorum. Mustafa Denizli’nin bir başka hedefi q7, Oğuzhan,
Sosa, Gomez paslaşmalarını engellemek olacaktır. Ligin en iyi pas yapan
ekiplerinden olan Beşiktaş’ın pas trafiğini kesmek de oldukça zor görünüyor.
Sonuç olarak, bizi 3 farklı sonuca açık bir derbi bekliyor.
Herkeste aynı ve cevapsız soru. “Derbi ne olur abi?” J
