Yılmaz Vural ne yaptı? 2016 yılın son günlerinde Süper Lig
yine şok bir gündemle sarsıldı. Ligin en çok takım değiştiren teknik
direktörüyle, yılın en çok hoca değiştiren başkanı aynı takımda buluştu. Bu
haberi duyan herkes ilk başta gülümsedi ama hoşuna da gitti. Öyle ki; bu
birlikteliğin uzun sürmeyeceği her halinden belliydi. İlhan CAVCAV ve Yılmaz
VURAL basın toplantısında gülüyorlardı ve kendi durumlarından gülümseyerek
bahsediyorlardı.
Nitekim beklenen de oldu. Yılmaz VURAL, İlhan CAVCAV
birlikteliği sadece 6 gün sürdü. Peki bu Yılmaz VURAL ne yaptı? Popüler deyişle
“Bu Yılmaz VURAL ne etti?”
38 yıllık başkanlık döneminde 44
hocayla çalışan başkanla anlaştı.
Futbolcuların yönettiği bir takımın başına geldi.
Transferden hoşlanmayan başkana
gelir gelmez “transfer şart” dedi.
Bunlar tabii ki; işin görünen kısmı. Sahne arkasında daha
ciddi şeylerin konuşulduğu kesin. Ayrılık sonrası Yılmaz VURAL açtı ağzını
yumdu gözünü tabii. İşte Yılmaz VURAL’ın basın toplantısından notlar:
-
3-4 tane
oyuncu sizi istemediği zaman İlhan Cavcav gibi bir yönetici bile antrenörü
göndermek zorunda kalıyor.
-
Bu zamana kadar
25 takım değiştirdim, bazısında 2-3 defa çalıştım. Bana diyorlar ki,
"Neden bu kadar çok takım değiştiriyorsun?" Bu ahlaksızlar grubu ile
nasıl uzun süre çalışılır!
-
Kaptan Ahmet
Çalık'ı aradım. 'Küme düşebilecek takımız. Çok ofansif oynatıyorsunuz' dedi.
Sen daha 21 yaşındasın, antrenörlüğü senden mi öğreneceğim?' dedim
- Ahmet Çalık antrenmanda
üşüdüklerini söylüyor Oyuncular çalışırken durmuş üşümüşler! Çok fazla toplantı
yapıyormuşuz ve takımı ofansif oynatıyormuşuz. Bu kerataların hepsini deşifre
etmek lazım. İki üniversite bitirmiş, 751 maç yönetmiş antrenöre antrenman
tekniği öğretiyorlar.
Tabii ki yaşananlar hiç hoş değil ve Yılmaz VURAL bunları
hak etmiyor ama bir de şöyle düşünelim. Yılmaz VURAL basın toplantısında
anlattıklarını başarılı olsaydı yine yapar mıydı? Misal Yılmaz VURAL şöyle
diyor: “En üzüldüğüm konu ise Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği Başkanı'nın
(İsmail Dilber), kovulmamın ardından, 'İlhan Cavcav'ın demokratik kararı'
demesi oldu. Yahu tamam, biz İstanbul grubu olarak sana oy vermedik ama
yıllardır senin üyenim yahu. Antrenörler Derneği Başkanı sen ne yaptın ya? Bu
adama bir yemekle oy veriyorlar, Türk antrenörleri, sürünün ya.”
Eminim ki; Antrenörler Derneği Başkanı daha yeni başkan
olmadı. Görevini belli bir süredir devam ettiriyor. Sayın VURAL daha önceki
ayrılışlarında neden bunu dile getirmedi?
“Siyasetçilerin
çoğu kulüplere atama yapma derdinde. 'Bu bizim çocuk, gelsin antrenörlük
yapsın' diyor, yöneticiler ses edemiyor. Ne oldu antrenörlük
mesleği? Çocuk oyuncağı mı bu meslek? Sonra izliyorsunuz İngiltere'yi
İspanya'yı, dönüyorsunuz bizim lige Mardin Bandosu gibi... Futbolcuya dayalı,
çarpık, bozuk sistemlerde hiçbir şeyin doğru gitmesi mümkün değil.”
Sayın VURAL’a Tanıl BORA’yı okumasını tavsiye ediyorum.
Siyasetin spora karışması yeni değil. Berlusconi İtalya’da takım sahibi mesela.
Yurt dışına örnekleri veriyor ya; biri de bunu der sıkıntı olur. Yani siyasetin
spora karışması sadece bizim ülkeye has bir şey değil. Kaldı ki; Osmanlıspor
diye bir gerçek var bu ülkede. Daha konuşmaya gerek var mı?
“Futbol oynadın diye
ömür boyu bunun nemasını ye! Futbol oynadın diye antrenörlük yap. Antrenörlük
bir meslek. Eğitici olmak farklı bir şeydir. Sırf top oynamış diye antrenör
olur mu ya!”
Bu konuda haklı. Her
futbolcu yorumcu olamayacağı gibi antrenör de olacak anlamı yok. Belli bir süre
3 büyüklerde oyna, yaşın kemale ersin. TRT’de yorumculuk yap. Ne riski var? En
fazla yanılırsın ki; herkes yanılıyor. Antrenör olsan kovulma riskin var. Al
paranı otur kafası.
“Rica ederim bu komediye bir son verelim. Kulüpler de
TFF'nin alacağı karara boyun eğsinler. Bosman kanunu gibi bir kural çıksın.
Onun bunun aracılığı da ortadan kalksın. Antrenörlük bu kadar kolay bir meslek
değil. Kulüpler sezon içinde en fazla 2 antrenörle çalışmalı” Bu öneri çok
realist olmasa da iyi bir öneri fakat 2 konusunda hemfikir değilim. O zaman
benden de bir öneri gelsin Vural’a… Alt liglerdeki antrenörlerle Süper Lig
antrenörlerin aldığı ücretler arasında uçurum var. Kendisi de aldığı ücretten kesintiye
“tamam” diyor mu?
Sonuç olarak her iki taraf da kendince haklı görünüyor ama
şunu da söylememiz lazım. İki tarafın da çalıştığı takım sayısı ve çalıştığı
kişi sayısı normal değil. Futbol sektöründe maalesef aksaklıklar var ama bunlar
kısa sürede çözülecek şeyler değil. Yöneticilerin profesyonelleşmesi,
antrenörlerin haklarını savunmak için birleşmesi şart! Yoksa bu düzenin devam
etmesi kaçınılmaz olur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder